29 Temmuz 2011 Cuma

25 Temmuz 2011 Pazartesi

3. Doğumgünü

Defnem 3 yıldır bizimle... O kadar benden bir parça ki, sanki üç yıl değil de hayatım her anında varmış gibi geliyor. Eee artık üç yıl bitti bebekşik dönemi de sona ermiş oldu... Ama etrafta 4,5,7,9... yaşlarında bir çok tanıdığım var onlar için bile hala katedilecek çok yol olduğunu görüyorum, değil ki 3 yaş...
Güzel kızıma hep birlikte geçireceğimiz nice mutlu, sağlıklı, sevgi dolu, huzurlu, rahat, sevgi dolu, neşeli, oyun kıvamında, eğlenceli, komik, hep güzellikler dolu nice nice yıllar diliyorum.


DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN KÜÇÜK KUZU



Bu arada doğumgününde minnoşumun babası, dedesinni vefatı nedeniyle bizimle birlikte olamadı :( Ama sağolsun, teyzeler, anneanne, dayılar, kuzen, yenge derken bir şekilde babasının yokluğunu unutturmayı başardık.

Öyle ki, zaman geldi, aynı anda mum üfleyip, bezelye ayıklarken birden havuza girme dürtüsüyle ayağa fırladığı da oldu... Şımarıklığın doruklarındaydı anlayacağınız. Aşağıdaki görüntü de o anlardan biri, douğmgünü mumu üfleme anında birden bezelye ayıklamaya odaklandığı an... Benim küçük bezelye perim...

13 Temmuz 2011 Çarşamba

İtalya Macerası / Defne Roma'da

Fotoğraftı, pasaporttu, vizeydi, biletti, rezervasyondu, gidecektik, kalacaktık derken bir anlık bir cesaret ve heves ile kalktık 3 günlüğüne Roma'ya gittik..




Çok gezmişliğim yoktur ama bu kadar etkileyici bir şehir olabileceğini sanmıyorum.. Evet evet İstanbul çok güzel, rakı balık çok güzel, yine gelecek ben... Ama biz İstanbul'u o kadar hor kullanmışız ve yıpratmışız ki, insanın içi sızlıyor gerçekten. Her yıl binlerce mimarın, sanat tarhiçinin, arkeoloji, tarih uzmanı vs vs mezun olduğu bir ülkede bugün bile henüz bilince erişememiş olmak çok acı...


İşin sosyal boyutu bir yana Defne ile kültür gezisi beklediğimden de kolay oldu.. Elbette herşeye itiraz etti, yemedi, içmedi, sorun çıkardı ama herşeye rağmen çok eğlendik ve sevdik bu geziyi... Her ne kadar pusetimiz bizi Roma'nın tarihi yollarında biraz yormuş olsa da bütün gün içinde uyuma şansı olduğu için kurtarıcı görevi de gördü.. Aslında basit ve haifif bir puset almayı planlarken, bir arkadaşımızdan ödünç alabileceğimiiz düşündük, ki onların puset bizimkinden de ağır çıkınca hiç kendimizi zorlamadık. Yürümeye başladığından bu yana az puset kullanmış olan Defne, anne ve babanın hareketli temposuna ayak uydurabilmek için tatil boyunca orada oturmak zorunda kaldı. Zamanın çoğunun tıngır mıngır yollarda uyuyarak geçiren minik kuzu ilerde belki hatırlamayacak bunları ama bizim için güzel bir hatıra oldu. Daha nice gezilere...

Yaşasın Yeniden Buradayım

İş-güç, yasak-masak, tembellk-membellik derken yine uzuuuun bir ara sonrasında buradayım... Artık herhalde kimse takip etmiyordur, ama ben yine de biraz güncellemeler yapıp yeniden sizlere ulaşmaya çalışacağım.
Görüşmeyeli neler oldu neler... Defne artık tam bir genç kız, kendi kıyafetlerini kendisi seçiyor ve giyiyor?:), herşeye kendisi karar veriyor, yemek hazırlarken bulaşık yıkarken, masa düzenlerken, yatak kapatırken bana yardım ediyor... Bu arada sürekli bir itiraz durumları... Nasıl da yorucu oluyor, bazen o kadar yorgun ve umutsuz oluyorum ki, itiraz edeceğini bildiğim ama yapılması gerekenler konusunu hiç açmıyorum bile.. Küçük müdire.
Sizlerle paylaşamadım ve malesef de unuttuğum bile o kadar çok sey oldu ki, aklımda kalanlar bari ziyan olmasın diye herpsini üst üste sıralayacağım, malesef kronolojik bir sıra da olmayacak...