Evet okuldan sürekli bir takım isimler duyuyorum, keza diğer anneler de öyleymiş... Öğlen almaya gittiğimizde oturup biraz konuşma fırsatımız oluyor... Demir; Defne'yi ve Eda'yı, Defne; Can ve Metehan'ı dilinden düşürmüyor anlaşılan. Ama geçenlerde yaşanan küçük anekdotu yine kayıt altına almadan geçemeyeceğim.
Bu haftasonu veli toplantısı var okulda.. Öğretmenleri bu konudan bahsetmiş çocuklara... Anne - babalarınız gelecek, sınıflara çıkacaklar vb. Defne'yi okuldan eve bırakırken şunları anlattı:
- Anne... Anne babalar çocuk olacak.. Biz de anne-baba olacağız... Sonra öğretmenim fotoğraf çekecek. Biz de akıllı tahtadan bakıcaz. Akıllı tahtadan gösterecek bize.. Biz bi kere de film seyrettik akıllı tahtadan... (odak tam da dağılmak üzereyken).... Ben anne olacağım. Babamla sen de çocuk olacaksınız. Metehan da baba olsun, Metehan benim kocam olsun....
Hayıır inşallah şimdi de bu başladı :)
Defne'nin gün gün gelişimini sevdiklerimizle paylaşmak için buradayız. Herkese sevgiler...
28 Ekim 2011 Cuma
18 Ekim 2011 Salı
Küçük Cadı
Aslı teyzesi buralardayken onu bir kezdaha görebilme şansı yakalamak için bir öğlden sonra Niaşntaşı'nda tabiri caiz ise kaşamak yaptık... :) Defnoş da yoktu yanımızda ama onun yokluğun bir nebze az hissetmek için onunla ilgili sohbet, onunla ilgili alışveriş hiç sona ermedi bu kaçamakta tabi.. Alışveriş demişken daha sonra fotoğrafını yüklerim ama süper bir cadı şapkası buldum.. Kendisine çok yakışıyor. Şapka da cadılık da...
Aslıcım seni sağlıklı görmek bizi çok mutlu, herşeyin bu yaşananla bitmesi dileğimizle... Kendine dikkat et, en kısa zamanda yine gel.. Ya da sen gelmezsen biz geleceğiz bak haberin olsun.
Aslıcım seni sağlıklı görmek bizi çok mutlu, herşeyin bu yaşananla bitmesi dileğimizle... Kendine dikkat et, en kısa zamanda yine gel.. Ya da sen gelmezsen biz geleceğiz bak haberin olsun.
13 Ekim 2011 Perşembe
Büyümesine Şahit Olmak
Defnoşumuzun büyümesine şahitlik etmek inanılmaz keyifli.. Ama herşey her zaman güllük gülistanlik gitmiyor. Bazen yorgunluk, iş stresi, günlük modum ve hatta havaların durumu bile çileden çıkmama sebep oluyor. Ne oluyor, nasıl oluyorsa işte tam da o sırada oluyor. Hiç istemeden küçük uzuvuna bağırıp çağıran manayı bir anneye dönüşüyorum maalesef... Sadece ses yükselterek de olsa istemeden kırıyorum yavruyu :((( hal böyleyken o da rol model olarak o anneyi seciyor bazen :((( Haftasonu gittiğimiz Antep seyahati dönüş yolunda bebegiyle oynuyor. Bir vesileyle nasıl olduysa ben "sözünü dinliyor mü bebeğin?" gibi bir soruyorum.. Cevap: - Hayır - Güzelce anlat bakalım, bir daha söyle - Dinlemiyor - O zaman gerekeni yap, diyorum. - Kızma gerekeni mi? Diyerek beniyor mahcup ediyor. BI daha böyle bir vak'a ile karşılaşmamak için nasıl davranmam gerektiği konusunda büyük ders alıyorum.İ İnşallah kalıcı izler bırakmamışımdır.... :((((
10 Ekim 2011 Pazartesi
Büyüme ve Evlenme
Defnecigimin son dönemdeki gündemlerinden biri evlilik. Bazı akşamlar evlilik ve düğün oyunumuz var... kendileri prenses babasi ise "kral" (dikkatinizi çekerim, prens degil kral) oluyor. Yazmalardan duvarlar gelinlikler yapılıyor, ellere, kollara,boyuna ne var ne yoksa takılıyor ve topuklu ayakkabı giyiniyor ki bu kısım oldukca zor, çünkü parmak ucunda yürümeyi gerektiriyor :)))) müzik falan derken güzel bir düğün oluyor.. (Darısı o mutlu günleri de görmeye inşallah...) Dediğim gibi gündem böyleyken geçenlerde de babasi ile aralarinda söyle bir dialog gerçekleşti, paylaşmadan gece,eteceğim: - Baba, - Efendim kızım. - Hani sen annemin kocasının ya?.... - Evet? - Büyüyünce ben istiyorum... - Neyi? Koca mı? - Evet... (kıkırdayarak...)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)