Benim çok sevdiğim ve yoğurt yiyemeyen biri olarak yoğrt tüketmenin kolay yolu olan cacık. Çok da seveim kendisini. Defne de keza. Ama bazen adını hatılayamayabiliyor. Dün akşam sofrada bana:
"Anne bana da yoğurtlu salatalık koyar mısın" diyerek yine gündemi belirledi.
Ben de böyle düşünebilmek istiyorum...
Defne'nin gün gün gelişimini sevdiklerimizle paylaşmak için buradayız. Herkese sevgiler...
8 Haziran 2012 Cuma
Evimizin Halleri
Evimizi çok seviyorum ama evle ilgili beni bazen mutsuz eden şeyler oluyor. Tam olarak mutsuzluk dememek lazım, memnuniyetsizlik diyebiliriz. Bunun yanında memnun kaldığım ve ağır basan o kadar çok yönü var ki, yerimden kımıldamayı pek göze almam gibi geliyor. Lafı uzatmayım, bana biraz küçük geliyor. (Belki de sorumlusu benim, biraz kalabalığımız çok olduğu için de böyle hissediyor olabilirim) Oysa Defnem'in odasının daha ferah olmasını, eşyalarının çok rahat ulaşabileceği şekilde yerleştirimiş olmasını dilerdim. Oda küçük olunca biraz yaratıcılıkla, fonksiyonel dolaplarla idare etmeye çalışyoruz ama dediğim gibi daha iyi olmasını dilerdim. Ama demek ki bu dertten muzdarip olan bir tek ben değilmişim, başkaları da varmış. :)
Dün yine Defne'nin kıyafetleri arasında beyaz bir t-shirt bulmaya çalışırken, çekmeceyi doluluktan açamadığımı farkettim. Çekiştirirken de bir yandan söyleniyordum "ay ne kadar sıkışık burası" diye... Sonra yanımda küçük maymuncuğum, gülüm, balım şekerim de dile geldi..
"Anne bizim evin heryeri şıkışık"
Doğru söze ne denir?:))))
Dün yine Defne'nin kıyafetleri arasında beyaz bir t-shirt bulmaya çalışırken, çekmeceyi doluluktan açamadığımı farkettim. Çekiştirirken de bir yandan söyleniyordum "ay ne kadar sıkışık burası" diye... Sonra yanımda küçük maymuncuğum, gülüm, balım şekerim de dile geldi..
"Anne bizim evin heryeri şıkışık"
Doğru söze ne denir?:))))
1 Haziran 2012 Cuma
Kelime Oyunları ve Defne
Böyle temiz bir dimağ bende de olsa keşke, o kadar dolmuş ve bir anlamda kirlenmiş benimkisi. Dün Defne ile aramızda şöyle bir dialog geçti:
Funda: Defne'cim, ayakkabıda bir sorun galiba, değişik basıyorsun... Rahatsız mı ayakkabın?
Defne: Hayır rahatlı...
Funda: Defne'cim, ayakkabıda bir sorun galiba, değişik basıyorsun... Rahatsız mı ayakkabın?
Defne: Hayır rahatlı...
Bunları Mutlaka Yazmam Gerek
Defne, bir ara çok takıldığı evlilik meselesini epeydir gündeme getirmiyordu. Dönem dönem işte ilgisi dağılıyor. Bu aralar da artık nereden duydu ve öğrendiyse "Akş"a takıldı... :)
Kitap biter, prens ile prenses bütün badireleri atlatıp evlenir ve mutlu sona ulaşırkar. Son sayfada kalpler vardır.
Defne: Anne bak akşlar...
Anne: ?...*
Defne: Akş anne akş (kalpleri göstererek)
Anne: Hımmm (içinden kıkırdayarak)... Aşs ne ki Defne'cim
Defne: Anne ya, evlenmek gibi bir şey işte
Kitap biter, prens ile prenses bütün badireleri atlatıp evlenir ve mutlu sona ulaşırkar. Son sayfada kalpler vardır.
Defne: Anne bak akşlar...
Anne: ?...*
Defne: Akş anne akş (kalpleri göstererek)
Anne: Hımmm (içinden kıkırdayarak)... Aşs ne ki Defne'cim
Defne: Anne ya, evlenmek gibi bir şey işte
Kaydol:
Yorumlar (Atom)