Evimizi çok seviyorum ama evle ilgili beni bazen mutsuz eden şeyler oluyor. Tam olarak mutsuzluk dememek lazım, memnuniyetsizlik diyebiliriz. Bunun yanında memnun kaldığım ve ağır basan o kadar çok yönü var ki, yerimden kımıldamayı pek göze almam gibi geliyor. Lafı uzatmayım, bana biraz küçük geliyor. (Belki de sorumlusu benim, biraz kalabalığımız çok olduğu için de böyle hissediyor olabilirim) Oysa Defnem'in odasının daha ferah olmasını, eşyalarının çok rahat ulaşabileceği şekilde yerleştirimiş olmasını dilerdim. Oda küçük olunca biraz yaratıcılıkla, fonksiyonel dolaplarla idare etmeye çalışyoruz ama dediğim gibi daha iyi olmasını dilerdim. Ama demek ki bu dertten muzdarip olan bir tek ben değilmişim, başkaları da varmış. :)
Dün yine Defne'nin kıyafetleri arasında beyaz bir t-shirt bulmaya çalışırken, çekmeceyi doluluktan açamadığımı farkettim. Çekiştirirken de bir yandan söyleniyordum "ay ne kadar sıkışık burası" diye... Sonra yanımda küçük maymuncuğum, gülüm, balım şekerim de dile geldi..
"Anne bizim evin heryeri şıkışık"
Doğru söze ne denir?:))))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder