Ama o da ne, Defne gayet kararlı bir biçimde kulağını deldirmek istediğini ifade etti. Ben yine korkularımla içimde mücadele ederken bir yandan da korkuların dilime yansımasıyla "istersen hastalığın iyileşsin isterson sonra gelelim" gibi ikna ermeye çalışan cümleler kuruyordum ama çok kendinden emin, kararlı duruşu karşısında daha fazla güven kırıcı olmak istemedim.
Kararını bir kez daha sorguladımtan sonra kabul ettim. Kulak delen görevlinin yemekten gelmesini beklerken çok heyecanlandık ama bir baktım küpesini seçmiş, kulaklar işaretlemiş kucağımda oturuyor...
Soğutucu sprey (hiç tasvip etmesem de) uygulanmasına rağmen elbette canı yandı, ben "acaba 2.'yi deldirmez mi" diye düşünürken hooop bitivermiş.
Şimdilik iyi gidiyor, her akşam bakım yapıyoruz, günlük çevirme seansları yapıyoruz, geceleri de rahatsız olmuyor, çok şükür ki...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder